Davranışta Sorunların(psikolojik)değil… Doğru Tutumların (Sevgipolojik) Besmele-ilimi 2.bölüm

Peki Psikolojinin tanımı nedir.

“Psikoloji psyche (Nefes, ruh, zihin) ve logos (düzenli söz, bilgi) kelimesinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Kelime anlamı ruh bilgisidir ancak değişik tanımlar verilmesine rağmen o, en genel anlamında organizmanın davranışlarını inceleyen pozitif bir bilimdir.” Ve birçok kaynaklarda bu ve buna benzer tanımların yanında “Psikoloji insan davranışlarını inceleyen bilim dalıdır. İnsan merak eden, öğrenme ihtiyacında olan bir varlıktır. Hem kendini hem de kendi dışındaki dünyayı anlamak ister. Elde ettiği bilgiler de onun çevresine uyumunu kolaylaştırır. İnsan yalnızca çevresini, dış dünyayı değil, kendisi ile ilgili olayları da merak eder. İnsan nedir? Sorusuna cevap arar. Bu sorunun cevabını aslında bildiğini zanneder. Oysa insan hakkında bilgimiz düşündüğümüzden de azdır. İnsan felsefenin, dinlerin, antropoloji, etnoloji, biyoloji, sosyoloji gibi çeşitli alanların konusu olmuştur. İnsanı inceleyen alanlardan biri de psikolojidir. Psikoloji, insanın neden, niçin ve nasıl davrandığını araştırır.”
Tanımları ve anlatımları bu şekilde olan psikoloji biliminde geldiğimiz son noktaya kadar inceleyenler tarafından da görülecektir ki, Psikoloji üzerine devam eden tüm araştırma ve üzerinde inceleme yapılan konular hep sorun yaşayan insanlar olmuşlardır. Nedense insanlara hep hasta yaklaşımı ile muameleler yapılmış.

Hâlbuki insanda var olan en büyük meziyet ve erdem duygularının var olduğu gerçeğidir. Bunların nasıl ilerletebileceği konusunda belirgin şekilde üstünde duran tanığım bir bilim adamına epey bir süre rastlamadım. Ta ki Daniel Goleman’ın Duygusal Zeka konusundaki araştırmalarını ve eserlerini inceleyene dek. O da birçok değişik açıdan insanlığın pozitif yeteneklerine daha çok yönlendirilmesi gerekliliği üzerinde durmaktadır.
Dünyaca ünlü araştırmacı ve yazarın İnkilap yayınlarından çıkan “Yıkıcı duygular ile nasıl başa çıkabiliriz” isimli kitabında sayfa 42 ’de “Psikoloji üzerinde yıllardır devam eden araştırmalar, bireylerin iyi ruh hallerinden çok, yaşadıkları dengesizlikler üzerinde –depresyon, korku vb gibi- yoğunlaşmıştır. Deneylerin olumlu tarafları üzerinde durulmamış, insanoğlunun iyi olma hali genellikle araştırmalarda genellikle ihmal edilmiştir. Gerçekten de, şefkat ve merhamet konusunda psikoloji tarihinde hemen hemen hiçbir araştırma yapılmamıştır” demektedir. Yine aynı kitabın 52. sayfasında ise “ işin gerçeği, psikoloji sadece son birkaç yıldır pozitif insan davranışları üzerinde incelemeler yapmaya başlamıştır. Pensilvanya üniversitesinde optimizim ile ilgili çalışmalarla meşhur psikolog Martin Selingman’la ilk kıvılcımlarını veren ‘pozitif psikoloji’ adıyla anılan, mutluluk, huzur, ve pozitif insan davranışları üzerine, yeni ve her gün biraz daha gelişen bilimsel bir hareket başlamıştır. Paul Ekman’
ın teklif ettiği bu araştırma, pozitif psikoloji içinde insanlığın iyi tarafına dair olan konularda bilimin bakışını, insan pozitivizminin sınır çıtasını yükseltmek suretiyle genişlemesine hizmet edecektir” diye vurgulamaktadır.

Sözkonusu kitap Budist lider Dalai Lama’ nın Himalaya’ daki tapınaklarında on kişilik şekçin bir bilim adamı ve Budist dindar arasında objektif verilerle yapılan incelemelerde çıkan sonuç tamamıyle insanın lehine olan gelişmeleri kapsamaktadır. Sonuç itibariyle de insanlığın gerçek anlamda sadece kendini düşünen bir yaratık olamayacağı gerçeğinin altının önemle çiziliyor olduğu.

Gelinen son nokta ise psikoloji bilimin temelinde beri devam eden hatalar günümüzde maalesef ikiye ayrılmış durumdadır. Bir yönü insanın belinden aşağıya bir diğer yön ise belden yukarısına doğru işlemektedir. Benim üzerinde ısrarla durmak istediğim asıl mesele ne psikolog’lardır. Ne de Psikoloji bilimine muhalefettir. Sadece fizikte artık Newton’ keşfettiği yasalarının da yanında artık Kuantum ve İzafiyet hatta “Elmas teorisi” gibi evrenseli kuşatıcı yeni keşifler her geçen gün ilan edilmese de çok şükür çalışan insanlar üretmeye devam etmektedirler. Tekerleği bulan insanın meşhur olma derdi yoktu. İhtiyacı için doğru düşündü. Ve doğru düşüncelerden oluşmuş fikir zincirlerine devam etti. Sonuçta dönen yaşamı değiştiren bir devrim gerçekleştirdiğini bile bilmiyordu. İşte ben de bu noktadan hareketle, taksici esnaflığından başlayan yüreğimle geldiğim noktada bu meseleyi tam ortaya koymak oldu.

Yaşadığım bunca olaydan sonra, hiç kimseye Psikolojik bir ders verme derdim yoktu. Okuyordum sürekli, çünkü okumadan babalığımın, kocalığımın ve insanlığımın kalitesini arttıramayacaktım… Ne var ki bu konuda bana “hoca” demeye başlayan kardeşlerimiz beni cesaretlendirdiler.

İlk olarak, tüm bilgi kaynaklarını nerede bulursa bulsun “Dedesinin devesinin sırtındaki yükte kaybettiği hikmetin öz sermayesi” olarak gören anlayışımla aşağıdaki tabloda gerekli alanları belirterek hangi yönlere döndüğümüzü açıkça ilan etme gerekeceğini belirtmem doğru bir davranış olacaktır. Araştırdığım ve incelediğim konuların ana başlıkları aşağıdaki tabloda ifade edebildiklerim kadardır.

Bilimsel Alanlarda gerekli Araştırmaları Netleşmiş Yön ve (üzerindeki linkleri tıklayarak ulaşabileceğiniz ) Üsluplar:

Sibernetik (Sistem Düşüncesi)

Epistemoloji (Anlam Bilim)

NLP Beyin_Sinir Dili Programı (Neuro Linguistic programme) Richard Bandler & John Grinder

Hipnoz (Başkalarının Zihni ile iletişim)

NLP Yaşam boyu Amaç ihtiyacı ( Need_of Lifelong Purpose) Kemal Koçak

Bioenerji (Elektromağnetik Rezonans)

Kuantum (Evrenseli kuşatan Parçacıkların dalgalanmalı sistemin Gizemli dansı )

Parapsikoloji (İnsan zihni ile Madde kontrolü)

Elmas teorisi (Prof. Dr.Yunus Çengel_Manalar da Aşk)

Sufizm (İnsan_Yunus Emre_Mevlana… Hallacı Mansur , An’ da Yolculuk)

Kaos ( Rastlantıdaki Anlamsal Derinlik)

Kelebek Etkisi ( Edward Norton Lorenz Yasası)

Holografik Beyin (Karl Pribram)

İnsan’a dönük “Yaşamdaki Hakimiyet” leri tartışılamazlar olanlar

Evrensel Hakikat Orijinalliği (Kuranı Kerim)

Mevlana (Mesnevi)

Yunus Emre (ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir..)

İbni Sina (Kitabüş_Şifa serileri)

Marifetname (İbrahim Hakkı)

Risale-i Nur (Bediüzzaman) Nurani Latif Programı

Muhiddin Arabi (Füsusül Hikem)

Münir Derman, Carl Sagan, Bertrand Russel, Alvin Tofler, Carl Gustav Jung, Alfred Adler, Masaru Emoto,Yunus Çengel, Oktay Sinanoğlu (Çağdaş Keşifçiler,

Sıralamış olduğumuz, gerek dış kaynaklardan gerekse öz kaynaklarımızdan yararlandık. Geliştirdiğimiz tüm yararlı biçim, yöntem, metot, teknik ve donanımları bilgilerin yönünde tıpkı çelik hammaddesini ürün haline getiren torna tesviye tezgâh ustası gibi; Amerikan Onaylı ve Markalı eğitimlerinin Bilimselliğinden yararlanarak kendi kültür ve kaynaklarıyla emek verdiğimiz ürünlerimizi Öz Samimiyet Hamurunda yoğurmaya devam etmekteyiz. Gördük ki, ayan beyan ortada olan yüce Sevgilinin sevgisinin sevdiklerindeki yansımaları yine sevgi ile sevgilenmektedir. Kim ne yazarsa yazsın, kim neyi haykırırsa haykırsın hep sevgiden anlatıyorlar. Ve ben de dua etmek için nasıl eğitim almadımsa ve en güzel dualarımı da samimiyet kazanında yoğurmaktaysam, sevgi de doğuştan herkese eşit miktarda verilmiş ve bu da ancak üretilirse çoğalabilir. İşte sevginin de tek koşulu samimiyetti, ben de kendime SEVGİPOLOG demeyi hak olarak gördüm..

Kemal Koçak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>