
Köküne kadar kazımak’ varken Neden Niçin kınamak !
“Bir tarafta kahpenin açtığı oluk oluk sızan yaralar var kanayan
Bir tarafta kahrolası seyreden alık alık seyredenler var kınayan”
Başbakanımızın beklenen son gurup konuşmasının devam eden satır aralarını TV den izlerken yukarıdaki başlığı atmak zorunda kaldım…
Devam eden konuşmasının aralığında şu düşüncelere yer veriyordu Sayın Başbakan
…Biz biliyoruz ki savaşın da, barışın da bir hukuku vardır. Savaşta çocuklara saldırılmaz, savaşta kadınlara, yaşlılara saldırılmaz, savaşta sivillere, din adamlarına saldırılmaz, savaşta beyaz bayrak çekenlere, sağlık görevlililerine, yardım görevlilerine saldırılmaz. Savaşta değil barışta bunlara saldıranlar ise, sadece hukuku çiğnemekle kalmazlar, aynı zamanda insanlığı da ayaklar altına almış, insanlıktan çıkmış olurlar. Zorbaların, haydutların, korsanların bile belli hassasiyetleri olur, belli ahlak kurallarına uyarlar. Hiçbir ahlak kuralına, hiçbir hassasiyete uymayanlara bu sıfatları yakıştırmak bile iltifat olur…
Dikkatimi çeken asıl satırlar ise
…Zorbaların, haydutların, korsanların bile belli hassasiyetleri olur, belli ahlak kurallarına uyarlar. Hiçbir ahlak kuralına, hiçbir hassasiyete uymayanlara bu sıfatları yakıştırmak bile iltifat olur…
İfadesi oldu
Yani başbakan bile zorbaların haydutların bile bir Raconu olduğunu kastediyordu. Ve devam eden konuşmasında adeta konuyu daha da açarak
….İsrail yönetiminin hukuksuzluklarının örtülecek, tevil edilecek, görmezden gelinecek hali kalmamıştır. Uluslararası toplumun “yeter artık” deme zamanı gelmiştir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 100′ü aşkın İsrail hakkında vermiş olduğu kararları tanımayan İsrail’dir. Öyleyse Birleşmiş Milletler de bu akşam aldığı kınama kararıyla da yetinmemelidir ve bunun da arkasında durmalıdır….
Diyordu konuşmasın da benim dikkatimi çeken en önemli satır aralığı işte bu noktada idi
‘Öyleyse Birleşmiş Milletler de bu akşam aldığı kınama kararıyla da yetinmemelidir ve bunun da arkasında durmalıdır’. İfadesi Kasımpaşa’nın Raconunu iyi bilen Başbakanımızın resmi dilde söylemiş olduğu bu yaklaşımın bana göre açılımı ‘Köküne kadar kazımak’ varken Neden Niçin kınamak’ ından başka bir şey değildir.
Ayrıca konuşmasındaki ‘Türkiye’nin dostluğu ne kadar kıymetliyse, düşmanlığı da o kadar şiddetlidir’ diyerek belirttiği pekiştirerek verdiği anlam ‘artık bundan sonra dost değiliz’ ifadesinden de anlaşılacaktır ki düşmanlığını ilan eden israile karşı resmi dilde elbette uygun bir dil kullanılır…
Ancak Türk Milletinin Raconunda kınamak mınamak yoktur kardeşim.
Değil İsraili KINAMAK….
İsraile IKINMAK bile tatmin etmez bu insanlık âlemini
Milyonlarca K I N A M A ya karşı bir damla israil KAN ı eşdeğer olmasına rağmen…..
Kınamaya devam edenlerin ciğerlerin kan ağlamalarına ve iç kanamalarına karşı K I N A M A K sadece ve sadece kedilerini vicdanlarında S I N A Y A N lardır.
“İsraili kınamaktansa alırım bıçağı bir şey yapamayan elimle kınayan dilimi keserim”
‘Köküne kadar kazımak’ varken Neden Niçin kınamak’
Bizi SINAYAN İsraili KINAMAK yerine Gazze sahillerine her bir İsrailliyi köküne kadar Kuma Gömmek zakkum ağacını münasip yerlerine koymanın da sırası gelecek elbette…
Gazze ve Filistin islam âlemini gaza getirmiştir. İslam âlemini yöneten kukla yönetimler Kınamaya devam etsinler
Tüm ölen şehitlerimizi toprağın altına gömerken !!!
Mezarlarının başlarına Al bayrağımızı dikerken !!!
Beyaz mermerlere Şehit diye yazarken Mezarın en dibine koyarken kardeşlerimizi
İnsanlık âlemi İsrailin ve Siyonizm’in ‘Köküne kadar kazımak’ varken Neden Niçin kınasınlar ki…

Dünyada ne kadar yöneten var ne kadar yönetilen var hesabı belli matematik her yerde aynı sonucu verir.
Resmi dilde KINAYANLAR ın susturmaya çalıştıkları Halklar özgür oldukların da hem kukla yönetimlerin hem de İsraillilerin Köküne kadar koyacakları günler yaklaşmaktadır dostlar.
Ben evimle ailemle helalleştim sizleri bilmem ne düşünürsünüz ama sizlerde hakkınızı helal edin.
Protestoların yapıldığı İsrail konsolosluğunun ve büyük elçinin evinin önündeki kalabalıkların arasında olanlar bilir o kadar kalabalıktan bir kişi bile israili kınamıyordu…
Nereye denk gelirse taş, şişe, çürük yumurta işte fırlatıyor taşı gediğine koyuyordu… Çünkü elinden gelen buydu ve bu da kınamaktan daha çok Tatmin ediyordu…

Yani kınamıyordu koyuyordu. aşağıdaki resim Anadolu ajansından Bir kardeşimde Kınamıyordu Kazıyordu ne kadar gereksiz kıl varsa kafatasından bir gün gereksiz siyonistlerinde yeryüzünden silineceğinimi anlatmaya çalışıyordu bilmem amma haber şöyleydi…

Bu da berber Ercan’ın İsrail’i protesto tıraşı..
diye vermiş haberini Anadolu ajansı Ankara’nın Yenimahalle ilçesinin usta berberlerinden Ercan Buyruk, İsrail’in yönelik saldırılarını protesto etmek ve Gazze’ye karşı duyarlılığı arttırmak amacıyla bir müşterisinin kafasına,’Kafatası, İsrail Yıldızı’ ve akan kanın durması için ‘Stop’ kelimelerini resmetti. Buyruk, berber dükkanına gelen müşterilerinin de görmesi için ‘BM Göreve’ yazısı astı.
işte demek istediğim de bu kimisi makasıyla resmeder ne demek istediğini kimisi de yazısıyla kimisi de elindeki yetkisiyle işte bizde ‘Köküne kadar kazımak’ varken Neden Niçin kınamak’ dedik diye demeyeceğiz ki susalım mı?
Lütfen İsraili kınayanlar yorum yazmasınlar Yorumlayacak olanlar ise dosdoğru satırlarını yerine koysunlar.
Sevdin be başbakanım seni sen öyle konuşmasaydım valla ben böyle yazamazdım…
“Balık başı ile yarar suyu ilerler
Kuyruk baştan alır buyruğu Kimliğini belirler”.
Be Başbakanım. Recep abim.
Ama ne olur lütfen sende diğerleri gibi sadece konuşanlardan olmayasın haaa.
Gereğini gerektiği gibi taşı gediğine koyasın.
Allah sana ve AKP ye bir şans verdi iyi değerlendirin…
Bakın Saygıdeğer “Andan Menderes Bir Gemi silah ile Cennet Biletini nasıl kazanmış” ibret dolu bir tarih sayfasınıda okursanız sanırım ne demek istediğimizi anlamış olursunuz.
Vesselam.
İnsani Gelişim Hizmetkârı
Beyin Antrenörü Sevgipolog
Kemal Koçak
Resmi dilden başka anlamayanlar için NOT: ‘! ! !’ ifadesi racon gereğidir raconu bilenler bilir